♥♥♥♥(¯`•. .*.*YALNIZLAR FM BOARD*.*.•´¯)♥♥♥♥

♥(¯`·. ♥ YALNIZLAR FM BOARD♥ ·´¯)♥
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
GüNeS!

avatar

Mesaj Sayısı : 366
Yaş : 38
Nerden : Gök Yûzünden:)))
Kayıt tarihi : 17/11/08

MesajKonu: Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu   Perş. Ocak 29, 2009 9:19 pm

Resul-i Ekremin (a.s.m.) vefat edeceği gün sabah vakti,
kendisinde bir hafiflik görüldü. Yanındakiler sevinerek, iyidir
diye ayrılıp işlerine gittiler. Yanında yalnız kadınlar kaldı.
Böyle ümitle ferahlık arasında iken Resul-i Ekrem (a.s.m.):
Kadınlar çıksın, bu melek yanıma girmek istiyor, dedi.

Herkes çıktı, yalnız Hz. Aişe kalmıştı. Resul-i Ekremin (a.s.m.)
başı onun kucağındaydı. Meleği karşılamak üzere Efendimiz
(a.s.m.) oturdu. O da evin bir köşesine çekilmişti.

Bir müddet melekle konuştuktan sonra tekrar Âişe Validemizi
çağırdı ve başını onun kucağına koydu. Kadınlara da içeri
girmelerini söyledi. Hz. Aişe, Resul-i Ekreme (a.s.m.):

Bu melek, Hz. Cebraile (a.s.) benzemiyordu, dedi.

Resul-i Ekrem (a.s.m.) şöyle buyurdu: Evet, ya Aişe, bu, ölüm
meleği idi. Bana geldi ve Allahu Teâlâ beni sana gönderdi ve
iznin olmadan yanına girmememi emretti. İzin vermezsen geri
dönerim, izin verirsen girerim. Ve yine sen müsaade etmeden
ruhunu almamamı bana emretti. Emrin nedir? diye sordu. Ben de
kendisine Cebrail gelinceye kadar benden uzaklaş dedim. İşte
şimdi Cebrailin gelme saatidir.
Hz. Aişe bunun üzerine, Ne bir fikir yürütecek ne de bir cevaba
muktedir olacak durumda idik. Büyük bir felâketle karşılaşmış
olarak dehşet içinde kaldık. İşin önemine binaen kimsenin
ağzından ses çıkmıyor, ehl-i beyt dehşet içinde bekliyordu. Tam
bu sırada Hz. Cebrailin (a.s.) kapıya geldiğini anladım. Selâm
verdi, kadınlar çıktı. Hz. Cebrail (a.s.) girdi ve Resul-i
Ekreme:

Allah Teâlânın sana selâmı vardır, kendini nasıl bulduğunu
sana soruyor. Şüphesiz O, senin nasıl olduğunu daha iyi bilir,
ancak senin kerem ve şerefini artırmayı ve ümmetin arasında örnek
olmayı kast etmiştir, dedi.

Resul-i Ekrem (a.s.m.):

Kendimi sancılar içinde buluyorum, dedi. Hz. Cebrail de (a.s.):

Sana müjde olsun! Allah Teâlâ seni vaat ettiği mevkilere
yükseltmek için bu acı ve sancıları sana vermiştir, dedi. Resul-i
Ekrem (a.s.m.):
Ey Cebrail, ölüm meleği yanıma girmek için izin istedi, dedi ve
olayı anlattı. Hz. Cebrail (a.s.):

Ya Resulallah, Rabbin sana müştaktır, senden başka hiç kimseden
böyle bir müsaade istememiş ve istemeyecektir. Allah Teâlâ
böylece senin şerefini tamamlamak istiyor, dedi. Resul-i Ekrem:

O hâlde Azrail gelinceye kadar ayrılma, dedi. Kadınların içeri
girmesine izin verildi. Resul-i Ekrem, Hz. Fâtımaya:

Yaklaş, diye buyurdu. Hz. Fatıma Resul-ü Ekreme doğru eğildi.
Efendimiz (a.s.m.) ona gizlice bir şeyler söyledi ve gözleri
yaşlı olarak başını kaldırdı. Resul-i Ekrem tekrar Hz. Fatımaya:

Yaklaş, diye buyurdu. Bu defa da kulağına bir şeyler fısıldadı
ve Hz. Fatıma gülümseyerek başını kaldırdı.

Tabii bu durum, Hz. Aişe başta olmak üzere odadaki kadınları
meraklandırdı. Hz. Aişe sonra bir fırsatında Hz. Fatımaya bu
durumu sordu. O da:

Birinci seferinde Resul-i Ekrem (a.s.m.) bana, Ben bugün
ölüyorum diye buyurdu ve ona ağladım. İkinci seferinde, Ben
Allaha dua ettim; ehl-i beytimden ilk olarak seni bana
ulaştırmasını ve seni benimle bir arada bulundurmasını istedim
şeklinde buyurdu, buna da güldüm, dedi ve oğullarını kendisine
çekerek başlarını kokladı.
Tam bu sırada ölüm meleği geldi, selâm verdi ve içeri girmek
için izin istedi. İzin verildi, içeri girdi ve:

Ya Muhammed, ne emrediyorsun, diye sordu. Resul-i Ekrem
(a.s.m.):

Şu anda beni Rabbime ulaştır, buyurdu. Hz. Azrail de (a.s.):
Olur, seni bugün Rabbine ulaştırırım, çünkü Rabbin sana
müştaktır. Senin dışında hiç kimse hakkında böyle bir tereddüde
meydan vermedi. Senden başka kimseden izin almamı emretmedi.
Fakat senin saatin yakındır, dedi ve ayrıldı. Bu sırada Hz.
Cebrail (a.s.) gelerek selâm verdi ve:

Vahiy dürüldüğü gibi dünya da benim için dürülmüş oldu. Artık
ne dünyanın bende bir ihtiyacı ve ne de benim dünyada bir
ihtiyacım kaldı. Bu, benim yeryüzüne son inişimdir, dedi.

Kimsenin ses çıkaracak durumu yoktu. Hz. Aişe, Efendimizin
(a.s.m.) mübarek başını göğsü arasına aldı ve Efendimizin
(a.s.m.) göğsünü tuttu. Bu sırada Efendimiz kısa bir baygınlık
geçirdi. Sonra alnından inci tanesi gibi terler akmaya başladı.
Hz. Aişe terini sildi ve şöyle dedi:

Böyle güzel koku hiç almış değilim. Sonra ayılınca: Anam babam
sana feda olsun, bu terler ne idi, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):
Müminin ruhu ter ile, kâfirin ruhu ise merkebin canı gibi ağız
ve burun deliklerinden çıkar, buyurdu. İşte ancak o zaman Hz.
Aişe ve yanındaki kadınların aklı başına gelmişti, korku dolu bir
halde hemen erkekleri çağırdılar.

İlk gelen erkek, Hz. Aişenin babasının ona gönderdiği, kardeşi
Abdurrahmandı. Ne yazık ki o bile Resul-i Ekremin hayatına
yetişememişti. Allah Teâlâ, Cebrail ve Mikaili görevlendirdiği
için vazifeyi onlar üzerlerine almışlardı da hiçbir erkek ölümü
ânında yanında bulunamamıştı. Resul-i Ekrem (a.s.m.) kendinden
geçip baygınlık geçirdiği sırada da, sanki Hangisini tercih
ediyorsun? diye bir muhayyerlik içinde, Hayır, Refik-i Âlâyı
istiyorum buyurmuştu. Dili açıldığı ve baygınlığı geçtiği vakit
kadınlara döndü:

Namaz, namaz; zira siz namaza devam ettiğiniz müddetçe dine
bağlısınız. Onun için hepiniz namaza devam ediniz, buyurdu ve
namaz, namaz diye diye ruhunu teslim etti


alıntı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
♥♥♥♥(¯`•. .*.*YALNIZLAR FM BOARD*.*.•´¯)♥♥♥♥ :: .•°*”˜˜”*°•.˜”*°•.˜”*°•. KADIN & ERKEK .•°*”˜˜”*°•.˜”*°•.˜”*°•. :: Yalnızlarfm Ayet & Hadis & Dini Bilgiler-
Buraya geçin: